Kategori:
DOSTLUK , ARKADAÅžLIK
Aradan koskoca 20 yıl geçmiş, ve ansızın karşıma ailece çıktılar. Büyük bir alışveriş merkezinde onlarla karşılaştığımda bir an sevinçten öleceğim sandım.
Hemen telefonlar alınıldı ayak üstü kısa bir sohbet sonrasında...Aradı, aradım . Geldi , gittim...Öylesine uzun zaman ki o eski yenilmiş, içilmiş birlikte gülmüş
ya da ağlamış yılların sonrasında yeniden bir araya gelince hem hiç ayrılmamış hem de yeni tanışıyor hallerinde gidip geliyorsunuz...Yıllar hem çok şey katar
hem de çok şey götürür...Öncesinde bu aileye yılların çok şey kattğını düşündüm sevindim hem de çok. O küçücük kız , 22 o minik oğlan çocuğu 25 yaşında olmuşlar bile :( oysa ki benim miniğimdiler...Kızları kızım oğulları oğlum gibiydi..
O minik kız öylesine büyümüş ki kız olma masumiyetinden koca koca bir kadın! sıfatına bürünmüş...Ana kız roller değişmiş, uslu uslu oturan arkadaşım kızının her tülü çiğliğine, saygısızlığına , terbiyesizliğine seyirci bile olmuş! acı çok çokk acı...
Annesi yaşında ki büyüklerine karşılı inanlmaz laubali, argolu, şaka kisvesi altında sulu , avam ve çirkin cümleler...Anne rahatsız mı, olaydan bi haber mi henüz hala ayırdımına varmış değilim...öylesine bir sahne ki, sanki kız'la ben arkadaş (ki arkadaşlarımla da öyle bir ortamım yok) anne dış kapının mandalı görevinde...
Anne bir olay anlatacak kız (kız kadın diyelim kendisine) , hemen atlıyor konuya , annenin sözünü kesiyor , kesme şu tarz oluyor ama ;
- şişşşş dur dur be kızım , o konu öyle değildi bi kerem .(l)an bi dakka anlatıyom işte.......
ben ÅŸoklarda anneye ...l..an diyor! ve anne ....(....)sessiz, tepkisiz...
İki dakika başbaşa kalamıyoruz sürekli yapış yapış anne ile gezmeler, kızımın yanında argolu kaba kelimeler...Birbiri ardına yakılan sigaralar..
Bulundukları semte çok yakın bir arkadaşım taşındı, vasıtamla tesadüfü tanışıldı, ve emrivaki misafirlik, emri vaki yemeğe kalmalar, gecenin yarısına kadar oturmalar ...Her yere 4 kişilik aile gurubuya katılmalar...
Ben ne yapayım şimdi ; arkadaşımı seviyorum onunla bir arada olmak hoşuma gidiyor ama kocası ve kızından hoşlanmıyorum ...Sadece arkadaşımla gündüz vakti görüşsem diyorum ama kızkadın 'dan fırsat olmaz biliyorum....
Fazla seçenek de yok..." ya sev, ya terket" noktasına geliyoruz mecburen...ne acı tam buldum derken , yeniden kaybettim. :(
İŞTE TOPLUMUN KANAYAN YARASI..." SAYGI YA DA SAYGISIZLIK" BEN HEMCİNSİM DE , ARKADAŞIMDA DOSTUMDA İSTERİM Kİ,
Nazik olsun, bir salon hanımefendisi edasında girdiği toplumda kibarlığı, nezaketiyle konuşma, oturma tavır ve hareketleriyle saygınlık uyandırsın insanlarda ,
Espri yeteğini olsun , kullanacağı argo kelime de olsa, yerinde zamanında ve ölçüsünde olsun,
Teşekkür ve rica ağız alışkanlığına dönüşüp yaşam felsefesi olsun,
Kadirşinas olsun, yapılan iyiliği, jesti, farkedip cevapsız bırakmasın,
Ruhen ve bedenen ihtiyaç duyduğum anlarda yanımda olsun ya da olmaya çalışsın (kolum 12 gün alçıdaydı, şu anda sarılı ve sağ kolumu kullanmam lazım, gelinde bedenen ihtiyaç duymayın insanlara)
Emrivakiliği olmasın , ima esasında yeterli (son söz aptala söylenir)
Çok şey mi isitiyorum sorusuna cevabım da peşinen geliyor ..."evet çok şey bunlar, çokkkkk" samimiyet enseye tokat, göze parmak olarak bilinip öğretilirse
ve de örnek olunulursa çoluğa çocuğa , daha bir kaç nesil sürer bu avamlıklar!
Büyük mü konuşuyorum benimde kızım var...Evet büyük konuşuyorum benim kızım büyüklerine , akranlarına ya da küçüklerine karşı kaba ve seviyesiz ol(a)mayacak,...buna aile olarak asla müsade etmeyeceğiz...
Babamız da bu konuda son derece duyarlı, evimizde verdiklerimiz dir esas olan evet çevre faktörü elbette önemli ama asıl olan aile içinde ki tavır ve tutumlardır...Sırçaköşküm Milliyette bloğunda bu konunun farklı tarafını ele almış her zamanki muhteşem üslubuyla , beğeneceğinizi keyifle okuyacağınızı düşünüyorum....
Sevgilerle,