Arama:
Üyeleri Detaylı Arama
Eklendi: 16 Nisan 2010 - 345 kere okundu - 0 yorum [ Yorum Ekle ] - 0 trackback(s) [ Trackback ]
Kategori: Çocuklar

alt

Benim allerjim var, çocuğumun da alerjisi olur mu?

Yumurta yediÄŸinizde her yeriniz kabarıyorsa ve eÅŸiniz de her bahar saman nezlesi oluyorsa büyük olasılıkla çocuÄŸunuzun da alerjisi olabilir.  Ailede görülen alerjik rahatsızlıklar, çocuktaki alerjinin en önemli nedenini oluÅŸturur.

Yapılan araÅŸtırmalara göre, çocukta alerji ihtimali ebeveynden birinin alerjik olması durumunda  %48 iken anne-babanın ikisi birden alerjikse %70'e çıkıyor.

Çocuğunuzu korumak için neler yapabilirsiniz?

Yapılan araştırmalar doğumdan 1 yaşına kadar anne sütüyle beslemenin çocukları alerji ve astıma karşı koruduğunu göstermektedir.

Annenin hamileliÄŸi sırasındaki beslenmesi ile çocukta alerji arasında kesin bir iliÅŸki bulunamamıştır.  Acak annenin emzirirken alerjiye yol açabilecek gıdalardan uzak durmasının alerjiyi önlemedeki etkisi bilinmektedir.

Beslenmenin yanı sıra çocukta alerji ve astıma sebep olan bir diğer önemli etken çocuğun doğumundan itibaren bulunduğu çevre koşullarıdır.

Tıbbın bugünkü bilgileriyle çocukta alerji oluşmasını tamamen önlemek imkansız olsa da alacağınız tedbirlerle riski azaltabilirsiniz:

  • Emzirmeyi mümkün olduÄŸunca uzun tutun
  • Katı gıdalara 6. aydan önce baÅŸlamayın
  • Alerjiye yol açabilecek yumurta akı, inek sütü gibi 1 yaÅŸ dolmadan bebeÄŸe vermeyin
  • BebeÄŸin uyuduÄŸu odayı toz tutmayacak ÅŸekilde hazırlayın.  Toz tutacak kalın halı ve perdelerden, tüylü oyuncaklar, kumaÅŸ kaplı kanepe ve koltuklardan kaçının. Bebek odası kolayca silinecek, yıkanacak eÅŸyalar seçin, gereksiz eÅŸya bulundurmayın.
  • Hamileyken ve emzirirken kesinlikle sigara içmeyin.
  • Evde çocuÄŸun yanında sigara içmeyin, sigara içilen ortamlara sokmayın.
  • İlk bebeklik dönemlerinde evde evcil hayvan bulundurmayın, hayvanınız varsa çocuÄŸunuzla iliÅŸkisini sınırlayın.
  • Erken yaÅŸta çocuÄŸu yuvaya vermeyin. Yuvada kalabalık ortama girmesi, sık solunum yolu enfeksiyonu geçirmesine, bu enfeksiyonlar da allerjinin tetiklenmesine neden olabilir.


Eklendi: 29 Mart 2010 - 723 kere okundu - 5 yorum [ Yorum Ekle ] - 0 trackback(s) [ Trackback ]
Kategori: Çocuklar

alt

Anne-babaların endiÅŸesinin aksine bebeklerde parmak emme normaldir.  

Bebek bu ÅŸekilde kendini güvende hisseder ve daha kolay uykuya dalar.  

Ayrıca ultrason sayesinde anne karnındayken bile bebeklerin parmak emdiklerini biliyoruz.

Bebekler neden parmaklarını emerler?

En önemli neden bebekteki emme içgüdüsüdür. 

Açlık dürtüsü ile oluşan emme ihtiyacı sonucunda da parmaklarını emebilirler.

Bebeklerde parmak emme genellikle 6 aydan sonra azalmaya baÅŸlar.  Ama kendini rahatlatma isteyen pek çok bebekte bu davranış devam eder.

Acıktığında, uykusu geldiÄŸinde, korktuÄŸunda, huzursuz olduÄŸunda,  utandığında veya sıkıldığında kendini rahatlatmak isteyen bebeklerde ve çocuklarda parmak emme bir alışkanlık halini alabilir.

Parmak emme alışkanlığı genelde 1 yaşından itibaren yavaş yavaş sona erer.

Parmak emme hangi yaÅŸta bir problem olarak kabul edilmeli?

4 yaşından küçük çocuklarda parmak emme genelde bir problem deÄŸildir. 

Sürekli parmağını emen çocuklarda ve 4-5 yaşından sonra parmak emmeye devam eden çocuklarda diş ve konuşma problemleri görülebilir.

Nadir durumlarda 5 yaşından sonra görülen parmak emme psikolojik bir rahatsızlığın işareti olabilir.

Parmak emmenin diÅŸe ve konuÅŸmaya verdiÄŸi zarar emmenin süresi ve ÅŸiddetiyle doÄŸru orantılıdır.  DiÅŸ saÄŸlığı açısından çocuÄŸun kalıcı diÅŸleri çıkmadan parmak emme durdurulmalıdır.

Çocuklarda parmak emmeyi nasıl durdurabilirsiniz?

  • ÇocuÄŸa baskı yapmayın, bu davranışınız alışkanlığı körükleyebilir
  • DiÅŸlerine vereceÄŸi zararları ve bu alışkanlığı durdurmak için birlikte neler yapabileceÄŸinizi çocuÄŸunuzla konuÅŸun
  • Parmağını emmediÄŸi zamanlarda çocuÄŸunuzu ödüllendirin
  • EmmediÄŸi her zaman için bir yıldız verin ve yıldızlar belli bir sayıya ulaşınca kutlama yapın
  • ÇocuÄŸunuzun diÅŸleri sallanıyorsa mutlaka bir diÅŸ hekimine gösterin
  • PaniÄŸe kapılmayın, çocuÄŸunuz bundan daha kötü etkilenir
  • Çocuk huzursuz ve güvensiz hissettiÄŸi için parmağını emiyorsa, bu hislerin nedenlerini araÅŸtırın
  • ÇocuÄŸunuza ellerini meÅŸgul edecek küçük toplar gibi baÅŸka bir nesne verin
  • ÇocuÄŸunuzun yaşı sizi anlayabilecek kadar büyükse, bu alışkanlıktan vazgeçmek için hangi yöntemi seçeceÄŸinize birlikte karar verin
  • Parmağına bant yapıştırın veya eline eldiven takarak bileÄŸinden bandajlayın. Kullandığınız bant ve eldivenin bir ceza olmadığını sadece parmağını emmemesi gerektiÄŸini hatırlatan araçlar olduÄŸunu çocuÄŸunuza anlatın


Eklendi: 15 Mart 2010 - 347 kere okundu - 1 yorum [ Yorum Ekle ] - 0 trackback(s) [ Trackback ]
Kategori: Çocuklar

alt

Pnömokok tehlikeli bir bakteri türü olup 2 yaş altı çocuklarda ve 65 yaş üstü kişilerde zatürrenin en sık görülen etkenidir. Zatürre dışında sinüzit, orta kulak enfeksiyonu ve menenjit gibi başka hastalıklara da yol açabilir.

Antibiyotiklerin yanlış kullanımı sonucunda pnömokokların antibiyotiklere karşı dirençli türevleri gelişmiştir. Bu sebeple en iyi korunma yolu aşılanmadır.



Sevgili Üyemiz Ebe/Hemşire Seyhan Hanım'ın verdiği bilgileri sizinle paylaşmak istiyoruz:



Sağlık Bakanlığı 2008 yılında bu aşıyı uygulamaya soktu. 2008 mayıs doğumlulardan başlayarak aşıladık. Sağlık ocaklarında aşıların çoğu ücretsiz olarak rutin cetvele bağlı yapılıyor. Pnömokokta onlardan biri bebek 2 aylıkken ilk doz 4 aylıkken 2.doz 6 aylıkken 3.doz ve 12 aylıkken rapeli yapılıyor. Eğer bu cetvele uyulmamışsa çocuk bir yaşına kadar 2 ay ara ile 2 doz aşılanır. 2 yaşından sonra ise tek doz aşılanıyor. Eğer çocuk risk altında ise yani kreşe gidiyorsa yada ailede geçirilmiş zaatüre tanısı varsada 2 ila 5 yaş arasında tek doz aşılanabilir ancak aşının yaş sınırı 2 yaştır.


Çoğu zaman çocuklarda bağışıklık 3 yaşına kadar dışarıdan destekle sabitlenir ancak 3 yaştan sonra çocuk kendi korunma sistemini geliştirir. O yüzden benim önerim, 2 yaşında büyük çocuğu olan arkadaşlar bu aşı yaptıramadık diye sıkıntı duymasınlar. Eminim zaten diğer aşıları tam uygulandığı için çocuklarımız birçok hastalığa karşı bağışıklar. Allah hepimizin evlatlarına sağlık versin, acılarını göstermesin.

Eklendi: 19 Åžubat 2010 - 303 kere okundu - 0 yorum [ Yorum Ekle ] - 0 trackback(s) [ Trackback ]
Kategori: Çocuklar

 alt

Çocuğun Yaşı Temel Beceriler Gelişen Beceriler İleri Seviye Beceriler
  (çocukların çoÄŸu yapabilir) (çocukların yarısı yapabilir) (çok az sayıda çocuk yapabilir)
19 aylık Çatal-kaşık kullanabilir 200 kadar kelimeyi anlayabilir Yardımla ellerini yıkayıp kurulayabilir
  KoÅŸabilir Yanlış bir tanımlamayı farkedebilir İsmi söylenen nesneyi gösterebilir
  Topu yerde yuvarlayabilir (bir köpeÄŸe kedi demek gibi) ÇiÅŸi geldiÄŸini farkedebilir
       
20 aylık Oyuncağına yemek yedirebilir Günde 10 veya daha fazla kelime öğrenebilir Cinsel organını merak edebilir
  Kendi giysilerini çıkarabilir Merdiven çıkabilir (genellikle inemez) Düz bir çizgi çizebilir
  Bir nesneyi atıyormuÅŸ gibi yapabilir   Bazı organlarının ismini söyleyebilir
       
21 aylık Merdiven çıkabilir Topu yukarı doğru fırlatabilir Kitaptaki basit resimlerin ismini söyleyebilir
  Küçük kararlar alıp uygulayabilir Topa ileri doÄŸru tekme atabilir Merdivenden inebilir
  (oyuncağını belli bir yere koymak gibi) 6 tane küpü üst üste dizebilir  
       
22 aylık Topa ileri doğru tekme atabilir Basit yap-bozları yababilir Bol ve kolay giyilebilen kıyafetleri giyebilir
  2 adımlı istekleri gerçekleÅŸtirebilir Düz bir çizgi çizebilir Zıt tanımlamaları anlayabilir (uzun-kısa)
  (oyuncağını al, buraya getir gibi) Bazı organlarının ismini söyleyebilir  
       
23 aylık Kitaptaki basit resimlerin ismini söyleyebilir Kapıları açabilir Kendinden bahsedebilir
  50-70 kelime kullanabilir Basit ÅŸarkıları söyleyebilir (onu seviyorum,bunu sevmiyorum)
    DiÄŸer çocuklarla oynamaya daha fazla ilgi gösterebilir Neden diye sorabilir
       
24 aylık En az 6 organının ismini söyleyebilir Kendinden bahsedebilir Soyut kavramları anlamaya başlayabilir
  KonuÅŸmalarının yarısı net olarak anlaşılabilir Nesneleri kategorilere gruplara ayırabilir (biraz sonra, hemen gibi
  2-3 kelimelik cümleler kurabilir Merdivenden inebilir Cinsiyet farklarına uyum saÄŸlayabilir
      Sıçrayıp zıplayabilir
       
25 – 26 aylık 6 tane küpü üst üste dizebilir Ben, sen gibi zamirleri kullanabilir Çoğunlukla açık ve net konuşabilir
  Düzgün adımlarla yürüyebilir Ellerini yıkayıp kurulayabilir Dikey çizgi çizebilir
       
27 – 28 aylık İki ayağın üstünde sıçrayıp zıplayabilir Tanımlamaları anlayabilir (büyük, yumuşak, sert gibi) Harfleri tanımaya başlayabilir
  Kapıları açabilir Dikey çizgi çizebilir Tek ayağının üstünde dengede durabilir
       
29 – 30 aylık Yardımla dişlerini fırçalayabilir Daire çizebilir Tişörtünü kendisi giyebilir
  Ellerini yıkayıp kurulayabilir Tek ayağının üstünde dengede durabilir Tek bir rengi tanıyıp adını söyleyebilir
  Dikey çizgi çizebilir   Tek bir arkadaşının adını söyleyebilir
       

Bu tablodaki bilgiler genel istatistik bilgilere dayandırılarak hazırlanmıştır. Her çocuğun özel şartlarına bağlı olarak farklılık gösterebilir. Çocuğunuzun gelişimiyle ilgili en kesin bilgiyi doktorundan alabilirsiniz.

Eklendi: 8 Ocak 2010 - 619 kere okundu - 6 yorum [ Yorum Ekle ] - 0 trackback(s) [ Trackback ]
Kategori: Çocuklar

alt

Çocuğunuz sizinle uyumaya alıştıysa, artık emmediği halde annesinin yanında yatmadan uyumuyorsa veya onu uyutmak için geceleri büyük uğraşlar veriyorsanız onun kendi başına uyumasını sağlayabilecek öneriler:

   1.  Her çocuk farklıdır, bu yüzden çocukların kendi başına uyuyabilecekleri yaşı tam olarak söylemek mümkün deÄŸil. ÇocuÄŸunuzla ilgili kararı kendiniz vermelisiniz.

   2. İşe çocuÄŸunuzla birlikte yatmamakla baÅŸlayın.  Onun yatağının yanında oturun veya uzanın.

   3. Küçük bir ışık açabilirsiniz.

   4. Alçak bir sesle ona kitap okuyun, masal anlatın veya ninni söyleyin, bu onun sakinleÅŸmesini saÄŸlar

   5. ÇocuÄŸunuzun yanında kalma sürenize bir sınır koyun: 5 dakika, 15 dakika gibi.  Sonra onu öpün, iyi uykular dileyin ve daha sonra yanına yine geleceÄŸinizi söyleyin.

   6. ÇocuÄŸunuzu ara ara sadece odasının kapısından bakarak kontrol edin. EÄŸer size bakarsa sakince "annen (baban) sana bakmaya yine gelecek" deyin.  Size bakmazsa hiçbir ÅŸey söylemeyin.

   7. Bu uygulamaya baÅŸlamadan önce yapmanız gereken bir ÅŸey var: ÇocuÄŸunuzu kucağınıza alın ve gece uygulayacağınız bu yeni yöntemi ona gündüz anlatın. Gece yatma zamanı onu ÅŸaşırtmayın.

   8. Yeni uygulamanızı zaman içinde tekrar tekrar anlatın. Ona her gece artık yanında yatmayacağınızı ama o uykudayken gelip ona bakacağınızı anlatın. Böylelikle deÄŸiÅŸikliÄŸe hazırlanmış olur.

   9. İsterseniz bir ödül sistemi oluÅŸturabilirsiniz.  Yatağının yanına asacağınız bir kartona, kendi başına uyuduÄŸu her gece için sevdiÄŸi bir hayvanın ya da bir yıldız çıkartması yapıştırıp onu takdir edebilirsiniz.

  10. EÄŸer çocuÄŸunuz yeni durumu kabullenmiyorsa ve iÅŸler sizi rahatsız eden bir kavgaya dönüştüyse yine yanında yatarak uyutmaya devam edin, birkaç ay sonra tekrar deneyin.

  11. Her çocuk için belli bir doÄŸru yaÅŸ, doÄŸru zaman olmadığını hatırlayın.  Bazı çocuklar 2 yaşında kendi başına uyuyabilirken bazıları 8 yaşına kadar yardımınıza ihtiyaç duyabilir.

Eklendi: 4 Ocak 2010 - 225 kere okundu - 0 yorum [ Yorum Ekle ] - 0 trackback(s) [ Trackback ]
Kategori: Çocuklar

alt

Kış artık resmen geldi! 

Önümüzdeki birkaç ay hastalıklarla daha fazla haşır neşir olabiliriz.
Yalnız çocuklarımız değil, biz anne-babalar da nezle, grip, öksürük gibi şikayetleri kışın daha sık yaşıyoruz ne yazık ki.

Çocuğumuz biraz ateşlendiyse, iştahsızsa veya başka bir rahatsızlığı varsa ne yapmalıyız?

Hemen doktora götürmek gerekir mi?

Nezle ve soğuk algınlığı geçiren çocukların pek çoğununun doktora gitmesine gerek yoktur.

Çocuğunuz hastaysa ve doktora götürüp götürmemek konusunda ne yapacağınızı bilemiyorsanız
aşağıdaki durumlardan birini veya birkaçını yaşıyorsanız mutlaka bir doktoru görmeniz gerekiyor:

  • 3 günden fazla süren  ateÅŸi varsa  (Bu süreden daha fazla süren ateÅŸ de grip olabilir ama mutlaka bir doktor kontrol etmeli)
  • 3 gün süren kusma ve/veya ishal varsa
  • ÇocuÄŸunuzun rahtsızlığının her zamankinden farklı olduÄŸunu düşünüyorsanız
  • Göğüste aÄŸrıyla görülen ÅŸiddetli öksürük ve nefes darlığı varsa (bu belirti zatürre baÅŸlangıcı olabilir)
Eklendi: 4 Ekim 2009 - 397 kere okundu - 6 yorum [ Yorum Ekle ] - 0 trackback(s) [ Trackback ]
Kategori: Çocuklar

Çocuğunuzun konuşma ve dili kullanma becerisini geliştirmek için bunları yapabilirsiniz:

Bol bol konuÅŸun

ÇocuÄŸunuzun yaptıklarını anlatın ("Gülüyorsun",  "Banyo yapıyorsun")

Çocuğunuzun ne hissettiğini anlatın ("En sevdiğin oyuncağın yanında onun için mutlusun")

Herkesi ve herşeyi gösterin, tanımlayın ("Bak baba geldi", "Ablan ne yapıyormuş bakalım", "Bez", "Meyve suyu", "Su")

Eşyaların özelliklerini anlatın ("Bu kırmızı top büyük", "Bu top kırmızı kocaman bir top")

Etrafınızdaki seslerden bahsedin ve onları taklit edin (kedi miyavlıyor, köpek havlıyor)

Bol bol dinleyin

Sohbet karşılıklıdır, çocuÄŸunuzu izleyin ve ilgilendiÄŸi ÅŸeyler hakkında konuÅŸun. 

İstediğini anlatması için ona fırsat verin ("Susadın, su içmek istiyorsun, ne istiyorsun?")

Küçük çocukların örneklere ihtiyacı vardır ("Burda süt var, süt güzel")

Daha büyük çocuklar seçim yapmak ister ("Meyve suyu mu istersin süt mü?")

Çocuğunuz cümlenin yarısını söylerse siz gerisini tamamlayın (Örneğin; "kuzu" derse "Küçük beyaz kuzunu istiyorsun. Kuzu meee dedi")

Bol bol okuyun

Çocuğunuza daha bebekken, ne dediğinizi anlamıyorken kitap okumaya başlayın.

Böylece çocuk kitap okumanın eğlenceli olduğunu erken yaşta öğrenir.

Çocuğunuzun kitabı karıştırmasına izin verin.

Resimleri gösterip sorular sorun ("Bu ne?", "Bak tavşan ve havuçlar")

Gezin KeÅŸfedin

ÇocuÄŸunuzla manava, markete, parka gidin. 

Gittiğiniz yerler hakkında konuşun.

Çocuğunuza neler gördüğünü, en çok neyi sevdiğini, neden sevdiğini sorun.

Birlikte Yapın

Çocuğunuzun birşeyler yapmasına izin verin ("Şimdi yatma vakti, git pijamalarını getir")

İş yaparken çocuğunuz yanınızda olsun, ona yaptıklarınızı anlatın ve ufak tefek yardımlar alın

 

 

 

 

Eklendi: 4 Ekim 2009 - 418 kere okundu - 0 yorum [ Yorum Ekle ] - 0 trackback(s) [ Trackback ]
Kategori: Çocuklar

Çocuklarda konuşma ve dili kullanma becerileri (dinleme, anlama ve kelime kullanımı) zaman içinde gelişir ve çocuktan çocuğa farklılık gösterir.

Genel olarak çocukların yaşına göre hangi konuşma becerilerine sahip olduklarını şöyle özetleyebiliriz:

1 yaşında: Cümleleri tek kelimedir

2 yaşında: 2 kelimeden oluşan cümleler kurabilir ve söylediklerinizin yaklaşık %25'ini anlar

2.5 yaşında söylediklerinizin yaklaşık %60 -65'ini anlar

3 yaşında: 3 - 5 kelimeden oluşan cümleler kurabilir ve söylediklerinizin yaklaşık %75 - 90'ını anlar

4 yaşında: 4 - 7 kelimeden oluşan cümleler kurabilir ve söylediklerinizin yaklaşık %90'ını anlar

Yukarıda verilen tablo daha önce de belirttiğimiz gibi genel bir değerlendirme olup her çocukta farklılık gösterebilir.


Eklendi: 25 AÄŸustos 2009 - 313 kere okundu - 3 yorum [ Yorum Ekle ] - 0 trackback(s) [ Trackback ]
Kategori: Çocuklar

alt

Karın ağrısı hemen her yaşta çocukta sıklıkla karşılaşılan rahatsızlıklardan biridir. Kimi zaman aniden ortaya çıkan ve anne babayı paniğe sürükleyebilecek kadar şiddetli olabilen karın ağrısı genellikle çok ciddi problemlerden kaynaklanmaz. Hemen acil servise gitmeden önce çocuğunuzun durumunu iyi değerlendirmenizi öneririz.

  

Çocuklarda Aniden Görülen Karın Ağrısının 5 Nedeni

  • Gaz

Karın ağrılarının en önemli sebebidir. Çocuk ağrıyı keskin kramplar şeklinde hisseder ve genelde yer değiştiren bir ağrı olarak tarif eder. Kusma ve ishal görülmez.

  • Kabızlık

Genelde sürekli karın ağrısına yol açan bir durum olmakla birlikte aniden başlayan kabızlık durumunda şiddetli karın ağrısı görülebilir. Ağrı çoğunlukla göbek deliği çevresinde gelip giden bir ağrı olarak gözlemlenir.

  • Gıda zehirlenmesi

Bu durum aslında bir zehirlenme değildir. Çocuğun bedeninin yediği şeydeki kötü bir bakteriye verdiği tepki olarak tanımlanabilecek olan gıda zehirlenmesi; çoğunlukla tavuk, balık, mayonez gibi çabuk bozulan gıdaların tüketiminden 1-8 saat sonra kramp, kusma ve ishalle birlikte ortaya çıkar.

  • Mide yanması

Gaz sancısı ve gıda zehirlenmesinden farklı olarak çocuğun bünyesinin tepki verdiği bir besin tükettiğinde görülür. Mide yanması; kuruyemiş, yumurta, balık ve süt ürünleri gibi alerjiye neden olabilecek gıdaların tüketilmesinin ardından veya bazı meyve suları, ekşi meyveler ve domates sosu da gibi asit içeren gıdalardan kaynaklanabilir. Genelde karnın üst kısmında veya göğüste bir ağrı ve yanma olarak tarif edilir. Hemen her besinde mide yanması görülen çocukta gastrit ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır.

  • Mide bağırsak nezlesi

Rotavirüs gibi virüs ve bakteriler neden olur. Ağrı aniden ortaya çıkar ve genelde ateş, ishal ve kusma ile birlikte görülür.

Çocuğunuzun ağrısı 12-24 saat içerisinde geçmediyse veya sık sık tekrarlıyorsa, ağrı karnın sağ alt tarafındaysa, kanlı kusma veya ishal varsa ağrı doktorunuza danışmanızı öneririz. Ağrının yeriyle ilgili bildiklerinizi ve çocuktaki diğer rahatsızlıkları doktora söylemeniz teşhisi hızlandıracaktır.

 

Eklendi: 3 Haziran 2009 - 186 kere okundu - 1 yorum [ Yorum Ekle ] - 0 trackback(s) [ Trackback ]
Kategori: Çocuklar

ÇocuÄŸunuz büyürken ele avuca sığmaz bir hal aldığı, herÅŸeye "Hayır" deyip inatlaÅŸtığı bir dönem yaÅŸayabilirsiniz.  ÇoÄŸunlukla 2 yaÅŸ civarında ortaya çıktığı için "2 YaÅŸ Bunalımı" ya da "İlk Ergenlik" olarak adlandırılan dönemde yaÅŸanan sorunların, çocuÄŸun "herÅŸeye karşı gelmesi"nin nedeni geliÅŸen bağımsızlık ve bireysellik duygularıdır. Ondan yapmasını istediklerinize itiraz eder ve direnir. Bu durum çocuÄŸun geliÅŸimi açısından normaldir. Sizin bu durumu hoÅŸgörmeniz veya görmezden gelmeniz yanlıştır. Problemi yoksaymak yerine kontrolün sizde olduÄŸunu çocuÄŸa kabul ettirmeniz gerekir. Maalesef pek çok anne-baba, çocuÄŸun inadıyla uÄŸraÅŸmaktan yorgun düşüp kuralları ve koydukları tavrı korumaktan vazgeçerler. Anne-babası pes eden çocuksa iÅŸinin kolay olmadığını ama yeterince direnirse istediÄŸini elde edeceÄŸini öğrenir.

İnat eden ve herÅŸeye hayır diyen çocuÄŸu kontrol etmek kolay deÄŸildir ama imkansız da deÄŸildir. Gün içinde çocuÄŸunuzla anlaÅŸmak zorunda olduÄŸunuz pek çok durumla karşılaşırsınız: Giydirmek, yedirmek, banyo yaptırmak gibi.  Onunla çatışmaya girmemek için hazırlıklı olmalısınız. Yapmasını istediÄŸiniz ÅŸeyi doÄŸrudan söylemek yerine seçme ÅŸansı verin. ÖrneÄŸin "Tişörtünü giy" yerine "Önce tişörtü mü yoksa pantolonu mu giymek istersin?" deyin.  Seçme ÅŸansı vermeniz çocuÄŸun gücünü hissetmesine yol açar. Gücünü kabul ettiren çocuk, sizinle inatlaÅŸmaz.

Unutmamanız gereken bir husus da yetenekleri gelişiyor olsa da onun hala bir çocuk olduğu ve mantıklı davranamayacağıdır. Bu yüzden, "Arabanı sehpaya vurma, kırılır. Yenisini almak için para harcamamız gerekir" ya da "Yemeğini yemezsen seni dedenlere götürmem" gibi sözlerin çocuk için pek bir anlamı yoktur. Onunla konuşurken daha net ve basit olun; istekleriniz anlaşılır komutlar şeklinde olsun.

Eğer acil bir durum yoksa, istediğiniz şeyi yapması ve itirazından vazgeçmesi için çocuğunuza bir şans verin. Ama bildiğini okumakta kararlıysa, onu durdurmalısınız. Kabul edeceği bir alternatif sunabilir ya da onu ortamdan uzaklaştırabilirsiniz. Örneğin; kıyameti alışveriş merkezinde kopardıysa
dışarı çıkartın ya da kucağınızda tutun. Buraktığınız anda yarım kaldığı yerden devam etmeye niyetlenirse yeniden sarılın ve dikkatini dağıtana kadar bırakmayın.

ÇocuÄŸa sınırlar koymak dikkat ve özeni, bu sınırları korumak büyük bir sabrı gerektirir. Anna-babayı yoracak ve baÅŸaÄŸrılarına mal olacak bu tavırla; çocuk saygı gördüğünü, ailede yeri olduÄŸunu ama patron olmadığını öğrenir.  Bu olumsuz dönem anne-baba-çocuk için oldukça zordur ama geçicidir. Kısa bir süre sonra çocuÄŸunuzla çok daha güzel ÅŸeyleri paylaÅŸabileceÄŸinizi düşünerek sabırlı olmaya çalışın.

Eklendi: 16 Mart 2009 - 236 kere okundu - 0 yorum [ Yorum Ekle ] - 0 trackback(s) [ Trackback ]
Kategori: Çocuklar

meyvaÇocukken yemeyi sevdiÄŸimiz ÅŸeyleri büyüdüğümüzde de yemeyi sürdürürüz.  ÇocuÄŸunuzu meyva yemeye alıştırarak hem geliÅŸimini saÄŸlamış, hem de çok faydalı bir alışkanlık kazandırmış olursunuz.  ÇocuÄŸunuzun bulunduÄŸu yerde TV seyrederken ya da oynarken istediÄŸi zaman ulaÅŸabileceÄŸi yıkanmış meyvalar bulundurun.  Buzdolabının en görünür yerinde, mutfak masasında meyvalar olsun.

ÇocuÄŸunuzla birlikte yaratıcı, eÄŸlenceli meyva tabakları hazırlayın.  Birlikte doÄŸrayın, ÅŸekiller verin.  Ailece oturup meyva yiyin.  Yine de yemek istemiyorsa meyva dilimlerini pekmeze ya da bala batırarak da verebilirsiniz.  Ballı meyvayı bir yaşından küçük çocuklara yedirmemenizi öneririz.

Eklendi: 13 Mart 2009 - 295 kere okundu - 0 yorum [ Yorum Ekle ] - 0 trackback(s) [ Trackback ]
Kategori: Çocuklar

Çocuk Beslenmesinde KalsiyumVücutta kemik gelişimi yirmili yaşların başına kadar sürer. Çocukluktan itibaren bu yaşlara kadar yeterince kalsiyum alınması kemiklerin güçlü olması yanında ileri yaşlarda oluşabilecek sorunları önleme açısından çok önemli.

Kız çocuklarda ve genç kızlarda kalsiyum açısından yetersiz beslenme ileri yaşlarda yaşanabilecek osteoporoz (kemik zayıflaması) olasılığını arttırmakta.


Kalsiyum aynı zamanda diş ve tırnak sağlında önemli rol oynar; sinir sisteminin çalışmasına, hormonların salgılanmasına ve kasların hareketinin düzgün olmasına yardımcı olur.

Kalsiyum açısından zengin besinlerin başında süt ve peynir, yoğurt, sütlü tatlı, ayran gibi süt ürünleri gelir. Sütü sevmeyen çocuklar için yoğurt ve ayran çok iyi kalsiyum kaynaklarıdır. Badem, balık, beyaz lahana, fasulye ve fındık da yüksek miktarda kalsiyum içeren besinlerdir. Çocukların günlük olarak 3-4 porsiyon kalsiyum içeren gıda tüketmelidir.

Çocuğa kalsiyumlu besinler verirken kafein içeren çikolata gibi yiyecekler ve çay, kakao, kola ve diğer gazlı içeceklerle tüketmemesine özen gösterilmeli. Kafein vücudun kalsiyum alımını azaltır; örneğin çocuk sütü kakaolu içiyorsa sütteki kalsiyumun tamamını alamayabilir.

Süt ve süt ürünleri gibi yoğun kalsiyum içeren gıdaların aşırı tüketimi ise demir eksikliğine neden olabilir. Kafeinin kalsiyum alımını etkilemesi gibi, kalsiyum da vücudun demir kullanımını etkiler. Özellikle kansızlık problemi yaşayan çocuklarda demir içeren et, yumurta gibi ürünlerle süt ve süt ürünlerini birarada tüketmemek besinlerden daha fazla yarar sağlar.

Şekerli olarak içilen yağlı süt, çocuklarda diğer yiyeceklerden uzaklaşmaya ve şişmanlamaya yol açabilir. Yeterince yemek yemiyor diye aşırı süt tüketimine izin verilmemeli, sağlıklı beslenmenin temel kuralının denge olduğu unutulmamalı. Kalsiyumdan zengin bir beslenme düzeninin yanısıra çocuğu hareketli olmaya teşvik etmenin ve açık havada zaman geçirmesini sağlamanın da sağlıklı kemik yapısı için önemli olduğu unutulmamalı.